Tosmurlu-Çamdüzü-Silifke Barajı Yürüyüşü

        Sabah saat 08:05 de belediye sinemasının yanındaki parktan başladı yolculuğumuz. Ucu ucuna yetiştik herkese. Çocukları hazırla, dersaneye gönder derken zaman bizi beklemedi; bu sefer o bizden öne geçmeye çalışıyor. Gerçi yaş otuzbeşden sonra hep öyle oldu ya neyse, yine de yetiştik. Hemen ırmak kenarından, Bucaklı Mahallesine oradan Ankara Mahallesi sırtlarından Tosmurluya uzanıverdik. Günün zindeliğiyle.

      Karşımızda yokuşlar çıktıkça içimizdeki heves aynı kalsa da adım aralıklarımız biraz kısalmaya, nefes sıklığımız artmaya başladı. Hey gidi gençlik hey; halbuki aldımmı bir deveyi sırtıma, atlardım dağdan dağa. Ne oldu böyle bize bilmiyorum. Olsun, deveyi sırtlayamasam da sırt çantam vardı sırtımda. Taşıyordum ya zevkle,  içindekilerin kıymeti zaten yol ilerledikçe artıyordu. Neye lazımdı şimdi deve. Çamdüzüne ulaştığımızda su desteği yapmak gerekti bünyelere. Küçük bir moladan sonra hemen yola koyulduk. Serde avcılık var benim. Hemen hemen her hafta sonu yürürüm epey uzun mesafeleri. Kendime güvenirim bu konuda. Ancak içimizde yaşı benden ilerde olan hatta bizim öğretmenlerimiz var. İnanın onlara ayak uydurmaya çalışıyordum. Ne hızdı onlardaki. Onlar dinlenmedikçe dinlenmeyi kendime ar saymıştım. Keşke saymaz olsaymışım da az dinlenseymişim. Ne bileydim yolun sonunun bu kadar uzak olacağını, onların soluklarının bu kadar uzun olacağını. Maşallah nazar değmesin öğretmenlerime.

 

DEVAM EDECEK...

       

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !