TADOG YÜRÜYÜŞLERİ (Kızkalesi-Susanoğlu Parkuru)

       Sabah güzel bir havanın eşliğinde orta köprü civarındaki otobüs durağında buluştuk gezginlerimizle. Kısa fakat içten merhabalardan sonra, konu konuyu açtı. Kelam geldi halk oyunları figürlerine takıldı. O kısacık bekleme anında halk oyunları figürleri denemeleri vardı. Erol abimiz kısacık bir gösteri sundu bizlere. Yüzlerde oluşan tebessümlerle ilk otobüse binme girişiminde bulunduk. İlk deneme başarısız olduysa da ikincisinde bindik otobüse. Ver elini Kızkalesi.

        Kızkalesi'ne vardığımızda oradan katılan arkadaşlarımızda oldu. Hemen hızlı adımlarla sahile yöneldik. Güneş bize vefakar bakışlarını gönderiyordu hafif bir meltem eşliğinde. Sahilde alışılmış gün fotoğrafı ile başladık yürüyüşümüze. Niyetimiz hiç sahilden ayrılmadan Susanoğlu'na varmaktı. Kıyı kayalık olmasına rağmen yine de hiç ayrılmadık neredeyse rotamızdan. Kimi zaman önümüze küçük kumsallar da çıktıysa da. Rehberimizde engelimizde hep kayalardı.

        Kızkalesi'ni güzellikleriyle arkamızda bırakıp yeni güzelliklere doğru adımlıyorduk. Hani derler ya "buraları adım adım gezdim" diye. İşte bu bizim için tam manasıyla gerçekti. Adım adımdı, kulaç kulaçtı gezimiz. Burnumuzda deniz kokusu ile beraber ilerledik yılmadan. Yılmadan diyorum çünkü, kimi zaman yapılaşma uğruna çevrilmiş dikenli teller geldi önümüze kimi zaman kayalar durun artık dese de dönmedik seferimizden.

        Koylardan giderken bazen balıkçıların meraklı bakışları taradı üzerimizi, bazen bir karetta karetta yoldaş oldu bazen bir vatoz izledi bizleri. Gün pazar güneş hoş olunca, insanlar piknik için deniz kenarlarını doldurmuşlardı. Kısacık selamlaşmalarla ilerledik yolumuza. Narlıkuyu'da içilen o güzelim çay keyfi vardı damaklarımızda.

          Yol döndü dolaştı Akyar'ın falezlere getirdi bizleri. Yüksekten baktık Akdenize, keskin yüksekten. Ciğerlerimize meltem coşkusu yaşattık. Falezlerin hemen ardından kayalık kıyıda oluşmuş doğal bir masada hazırladık yemekleri. Herkes getirdiği yiyeceklerini çıkardı içtenlikle. Biraz ondan biraz bundan biraz şundan, oh oh ne güzel yemek molasıydı bu, o kadar yorgunluğun ardından. Çok fazla olmasada mola iyi gelmişti. Hadi bakalım hadi ne duruyoruz. Hemen kalktık ve yeniden kayalıklarla yoldaşlık başladı.

        Kuruçay'da dik falezlerden indik Orfoz'a. ve Dik falezlerden çıktık otoyola. Bir kısmımız kuruçay'da bulunan mağraları gezmek amacıyla kalırken orada, diğerleri yoluna devam etti. Susanoğlu'nda Harnıplı kahvede buluşmak üzere. Kahvede verilen son molanın ardından, araçlarla Silifke'ye dönüş başladı. Hatıralarda güzelliklerle.

         Şimdi aklımızda şu soru vardı "BİR DAHAKİ YOLCULUĞUMUZ ACABA NEREYE?" Bir an önce yeniden buluşmak üzere vedlarla ayrıldık.

         Kalın şimdi sağlıkla.  (Fotoğraflar daha sonra atılacak)

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !