GÜN İNDİ AKŞAM ÇÖKTÜ YAYLAYA

Cumartesi gününü iple çektim. Hazırdı her şey; tüfek, teçhizat, kıyafet
Kolay değil, sabırsızlıkla beklediğimiz; yoo sabırla beklediğimiz sezon açılmıştı nihayet.

Pazar günü için güzel bir av bizi bekliyordu. Kalabalıktık epeyce.
Uzak yaylayaydı yolculuk. Önce uzaktan başlamak gerekti.
Çünkü yakında kar gelecekti oralara, gidilmeze varırdı yoksa.
Cumartesi günü akşamüzeri çapa motorundan bozma bir tak takla çıktık yola.



Uzaktı hemide yokuştu yaylanın yolu.
Çeker miydi tak tak aklımdaydı bu soru.

Yokuşları ele aldıkça, daraldıkça yollar,
Göründükçe yarlar, uçurumlar.

Şimdi sorum değişti, iner miydi buralardan
Dar yollardan, uçurumlardan.

Harika manzaralar eşliğindeydik,
Daha Torosların eşiğindeydik.





Gecenin bir yarısı olmuştu varamamıştık daha menzile.
Niyetimiz bu gece yaylada yatıp sabah erkenden ava çıkmaktı.
Değilse sabah çooook erken kalkıp bu yolları çekmek zorundaydık.

Yaylaya doğru çıkıldıkça hava soğudu ayaz kesti bedenimizi.
Isıtmak gerekti ateşin sıcak yüzü ile içimizi.



Akşamın geceye döndüğü demlerinde girdik yaylanın yalnız bırakılmış evlerine.
İçimizde ev sahibi vardı,
Bunu söylemeden geçemeyeceğim. İnanın bana ev sahibi avlanmayacakmış sadece bizleri ağırlamaya geldi taaa o kadar yolu. Her ne kadar yayla yalnız da olsa evlerdeki eşyaların hepsi inmemiş aşağıya.
Soba, kap kacak hep içerde.
Özellikle sevindiğimiz şey peynir ve altımıza sereceğimiz keçe

Traktörün aküsünden uzatılan bir kablo giriverdi pencerenin pervazından içeri
Küçücük bir lamba bu kadar mı aydınlatır yüzleri.
Yoksa aydınlık insanlarımızın içinden mi.

Bir sohbet başladı ki bırakıp yatmak zordu.
Bir odanın tabanına atılan keçelerdi yatağımız,
Sabah ava götüreceğimiz çantalardı yastığımız.

Kıvrılıverdik hepimiz bir köşeye



Sabah kendiliğinden geliverdi Güneş.
Hiç acele etmeden sobanın akşamki közünde demlenen çayla yapılan bir kahvaltı,
Yenilen yufkalar, sıkılan sıkmalar, tadının damağımızda kaldığı peynirler.
Bende özendim site müdavimlerine özellikle Karahasana ve Babaavcıya. Hani onlar çekiyorlardı ya yapılan yemeklerin resimlerini. Bende çekeyim dedim uğraştım ancak baktım sofrada herkes [b]sol eliyle[/b] bekliyor beni. Kusuruma kalmayın boğaz resimden önce geldi.

Kahvaltıdan sonra yolu ele aldık,
Yaylanın evlerini arkada bıraktık.







İçimizde bin bir ümitle dolaştık avlağı,



Ancak bu sefer umduğumuz gibi gitmedi av.
O kadar dolaşmamıza rağmen sadece iki tavşan ve bir keklik vardı.
Olsun dedik hakikaten olsun. Daha önümüzde koca bir sezon vardı.


Avın sonunda yaylaya dönüşümüzde,
Meydandaki söğüt karşıladı bizi güler yüzle
Hani üstümüzde iyi bir yorgunluk vardı.
Yorgunluğumuzu bu taht-ı revan aldı.
 


Kısa bir dinlenmeden hemen sonra yemek hazırlıkları başladı.
Kimisi yemek hazırlarken kimisi de çay için şekerleme arayışındaydı.






O güzelim yemeğin ardından yorgunluk çayı.

Ve ardından dönüş yolu başladı.

VE GÜN İNDİ AKŞAM ÇÖKTÜ YAYLAYA


Kalın şimdi sağlıkla.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !